İçeriğe geç

Öz saygı nedir psikolojide ?

Öz Saygı Nedir Psikolojide? — Felsefi Bir Bakış

İçsel Bir Yolculuk: Öz Saygının Temelleri

Felsefi bir bakış açısıyla başladığımızda, öz saygı insanın kendisine dair duyduğu saygı ve değer duygusunun temelinde yatar. Antik Yunan’dan günümüze, insanın kendisiyle kurduğu ilişki hep bir sorgulama konusu olmuştur. Aristoteles, “iyi bir hayat” için erdemli bir öz benlik anlayışının önemli olduğunu savunmuştu. Ona göre, insan kendi doğasına ve potansiyeline saygı gösterdiği zaman, gerçek mutluluğa ulaşabilir. Ancak bu “iyi”yi tanımlamak ve onu nasıl gerçekleştireceğini öğrenmek, insanın en derin içsel sorgulamalarını gerektirir.

Öz saygı, işte bu “iyi”yi aramanın ve kendi varoluşuna saygı göstermek için çıktığın bir yolculuğun başlangıcıdır. Psikolojide öz saygı, genellikle kişinin kendine olan olumlu veya olumsuz duygusal tutumu olarak tanımlanır. Bu kavram, yalnızca öznel bir deneyim olmakla kalmaz, aynı zamanda insanın etik, epistemolojik ve ontolojik temelleriyle de doğrudan bağlantılıdır.

Etik Perspektiften Öz Saygı

Etik, doğru ve yanlışın, iyi ve kötüye dair düşüncelerimizi sorgular. Öz saygı, etik bir sorun olarak, kişinin kendisine karşı duyduğu saygıyı ve değeri nasıl inşa ettiğini sorgular. Birey, kendi değerlerini, ahlaki ilkelerini ve davranışlarını ne kadar içselleştirebilir ve bunlara ne kadar saygı gösterirse, öz saygısı da o kadar yüksek olur.

Felsefi açıdan bakıldığında, öz saygı, ahlaki bir sorumluluk olarak da görülebilir. Bir insanın kendisine saygı göstermemesi, aynı zamanda başkalarına karşı da saygısızlık anlamına gelir. Kişinin kendisine değer vermesi, onun dış dünyaya da değer katmasını sağlar. Burada, Kant’ın “kategorik imperatif” anlayışına atıfta bulunmak yerinde olacaktır. Kant, bir kişinin kendi değerini ve saygınlığını tanıması gerektiğini söyler, çünkü bu, onun başkalarına karşı etik bir sorumluluk taşımasını da gerektirir. Kendi içsel değerini anlamadan başkalarına saygı duymak, etik bir çelişki yaratabilir.

Epistemoloji Perspektifinden Öz Saygı

Epistemoloji, bilginin doğasını ve sınırlarını araştıran bir felsefe dalıdır. Öz saygı, epistemolojik açıdan, bireyin kendisini nasıl “bilmesi” gerektiğiyle doğrudan ilişkilidir. İnsan, kendisi hakkında doğru bilgiye sahip olduğunda, kendi değerini ve potansiyelini daha iyi anlayabilir. Bu, öz saygının temel taşlarından biridir.

Peki, kendimizi ne kadar doğru biliyoruz? Epistemolojik açıdan, öz saygı, kişinin kendisini ve yeteneklerini anlamasıyla ilgilidir. Ancak burada, bireyin “özbilinç” kavramına dikkat etmesi gerekir. Özbilinç, sadece başkaları tarafından nasıl algılandığımızla ilgili değil, aynı zamanda kendimizi nasıl algıladığımızla da ilgilidir. Öz saygı, bireyin gerçek benliğiyle uyum içinde olup olmadığını sorgulamasıdır. Eğer bir insan, kendisi hakkında yanlış bilgiye sahipse, bu durum öz saygısını olumsuz etkileyebilir. Kendine dair sağlıklı bir bilgi edinmek, sadece dışsal dünyada değil, içsel dünyada da denge kurmayı sağlar.

Ontoloji Perspektifinden Öz Saygı

Ontoloji, varlık felsefesi olarak bilinir ve varlığın ne olduğunu sorgular. İnsan varlığının anlamını ve amacını anlayabilmesi için, öz saygı ontolojik bir soruya dönüşür. Kendi varoluşunu anlamayan bir insan, kendi değerini ve saygısını da bulmakta zorlanır. Ontolojik açıdan öz saygı, kişinin kendi “varoluşunu” kabul etmesidir.

Jean-Paul Sartre’ın varoluşçuluğuna göre, insanlar özlerini dış dünyada bulmazlar, onlar kendi seçimleriyle “varlıklarını” inşa ederler. Bu bağlamda, öz saygı, insanın kendi varoluşunu kabul etmesi ve bunun sorumluluğunu üstlenmesidir. Öz saygı, varlıkla barış içinde yaşamak, kendi varoluşuna değer vermek ve buna sahip çıkmak anlamına gelir. Sartre’a göre, bir insanın öz saygısı, onun kendisini bir insan olarak görmesi ve özgür iradesine sahip çıkmasıyla doğru orantılıdır.

Öz Saygının Derinliklerine İnen Sorular

Öz saygı üzerine düşünürken, filozofların bize bıraktığı önemli sorular vardır:
– Kendime olan saygımı nasıl inşa ederim?
– Kendimi gerçekten tanıyor muyum, yoksa başkalarının gözünden mi varım?
– Öz saygım, başkalarına olan saygımla nasıl ilişkilidir?
– Kendi varoluşumu anlamadan, başkalarının yaşamına nasıl anlam katabilirim?

Bu sorular, öz saygının yalnızca bireysel bir mesele olmadığını, toplumsal ve etik bir sorumluluk taşıdığını da gösteriyor. Kendine saygı duyan bir insan, çevresine de saygı gösterir. Kendi benliğini anlamadan, başkalarının benliğini anlamak zordur.

Sonuç: Öz Saygı ve İnsan Varlığı

Öz saygı, psikolojik bir kavramın ötesine geçer; etik, epistemolojik ve ontolojik açılardan ele alındığında, insanın varoluşunun derinliklerine iner. Kendine değer vermek, sadece bireysel bir tercih değil, insan olmanın temel bir gerekliliğidir. Bu, insanın hem kendi içsel dünyasında hem de dış dünyadaki ilişkilerinde dengeyi bulmasının anahtarıdır.

Öz saygı, insanın kendi varlığını, potansiyelini ve değerini fark etmesiyle başlar. Fakat bu farkındalık, sürekli bir içsel sorgulama ve kendi kimliğine karşı dürüst bir yaklaşım gerektirir. Öz saygı, bu sürecin bir ürünüdür ve insanın gerçek benliğine yaklaşmasının yolunu açar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci güncel giriş